e-Posta :
Şifre :

Etiket: HPV

Bu modülde serviks kanseri tanımı, insidansı, Türkiye'deki durumu ve tarama programları konusunda genel bilgi verilmesi hedeflenmiştir. 
Yeni bir çalışma, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı geliştirilen aşı ulaşılabilir olmadan önce; ABD’de insan papilloma virüsü (HPV) ile ilgili bazı kanserlerin sayısının arttığını gösteriyor.
Araştırmacılar enfeksiyon ile ilişkili olduğu düşünülen birçok erken evre kanserler ve anal ve baş ve boyun son aşama kanserlerinin sayısında, ABD genelinde 1978 ila 2007 yılların boyunca artış buldu.

Reuters Sağlık’ ta yayınlanan bir habere göre çalışmanın başyazarı Oklahoma Gaziler Tıp Merkezi’ den, Dr George Kurdgelashvili, ‘Bulgularımız bu bölge tümörlerinde etkili tarama yokluğu nedeniyle, HPV aşısının verilmesinin önemli bir ihtiyaç olduğunu desteklemektedir, dedi.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi(CDC) ‘ ne göre, HPV’ in Amerika'da her yıl 27.900 servikal, vulvar, vajinal, anal, penis ve baş ve boyun kanserinden sorumlu olduğu düşünülmektedir.
CDC, bunların yaklaşık 21.000 kadarının aşı ile önlenebileceğini söylüyor, aynı zamanda virüs için bir test 30 yaşında veya daha yaşlı kadınlarda PAP testi veya smear ile birlikte serviks değişikliklerini kontrol etmek için kullanılabilir. Her iki test de negatif ise, kadın başka bir taramadan önce beş yıl bekleyebilir.
Yeni çalışmada, Kurdgelashvili ve arkadaşları, enfeksiyona karşı aşılanmış veya aşı önerilmiş, 30 yıl boyunca HPV ile ilgili kanser gelişmiş hastaların sayısını izlemek için ABD hükümeti veri tabanını kullandı.

Genel olarak, araştırmacılar tüm erken evre serviks, vajinal, vulvar, penis, anal ve baş ve boyun kanserlerinde artış tespit etti.

Serviks kanseri 1978 ila 1995 yılları arasındaki çalışma süresi boyunca yaklaşık 80.000 vaka ile en sık tanı konan kanser oldu.

Skuamöz hücreli serviks kanseri için - en sık görülen tür, erken evre kanser sayısında yüzde 7 artış görülürken, geç evre serviks kanserinde yaklaşık yüzde 2 azalma vardı.

Erkekler de yaklaşık her 1 milyon kişinin birinde görülen nadir geç evre baş ve boyun kanserlerinin sayısında bile küçük bir artış yaşandı.

AÇIKLAMALAR: Araştırmacılar, yeni çalışmanın aşıların daha sonra nasıl bir fark yapıp yapmadığını göstermek için bir temel tahmin olarak yardımcı olacağını, Cancer dergisinde yazdı.

Araştırmacılar, serviks kanseri için tarama sayısındaki artışın erken evre sayısında artış ve çalışmada bulunan son aşama kanser sayısında azalmayı açıklıyor olsa da, artan taramanın erken ve geç evre anal ve baş boyun kanserlerinin sayısındaki artışı açıklamadığını belirtti.

Cinsel ilişki biçimlerinde ki değişikliklerin HPV bulaşını artırmış olabileceğini öne sürebiliriz, diye belirtti.
Ancak, Kurdgelashvili, diğer davranışların katkıda bulunmuş olabileceğini göz ardı edemeyiz diye sözlerine ekledi.
Çalışmamız belirli risk faktörlerini değerlendirmek için yapılmadığından, değişen eğilimlerle sonuçlanan özel faktörleri tespit edemiyor olabiliriz dedi.
Yine de HPV ile ilişkili kanserleri araştıran bir başka merkezden Dr. Lily Lai, aşılamanın bu kanserlerin sayısını azaltabileceği konusunda araştırmacılarla aynı fikirde olduğunu söyledi. Önceden cinsel olarak aktif genç insanlar için bu aşılamanın yüksek öncelikli olduğunu, ancak onların bu çalışmaya dahil olmadığını belirtti.
Özellikle HIV pozitif kişiler gibi yüksek riskli gruplar arasında, bu aşının uygulanması için çok yaşlı olan kişilerde bu kanserlerin bazıları için taramanın bir rolü olabileceğini söyledi.

Dr. Kurdgelashvili, ‘Bu yüksek riske sahip kişiler, genital bölge veya baş ve boyunu etkileyen herhangi bir olağandışı belirti veya belirtiler fark ederse bir sağlık kuruluşuna başvurma konusunda her zaman ihtiyatlı olmalıdır’ dedi.

Çalışmanın özeti ‘Cancer ’ dergisinde yayınlandı.

Kaynak:   Reuters Sağlık


HPV aşısı ile ilgili yazıda, HPV aşılamasının kullanımı ile ilgili yeterli kanıt olmadığı ve serviks kanserinin yalnız gelişmekte olan toplumlarda sık görüldüğü belirtilmekte.
'Ann Med. 2013 Mart ' sayısında, HPV aşılamasının etkinliği için kanıta dayalı tıp uygulamaları çerçevesinde yeteri kadar kanıt olmadığını belirten bir makale yayınlandı. Yazıda aşıların sağlıklı bireylerde uygulanan özel bir ilaç kategorisini temsil ettikleri için potansiyel faydalarının ancak çok küçük bir advers etkiyle kabul edilebileceği belirtildi. Bundan başka, tıp etiğine göre aşılama hastanın tam ve bilgilendirilmiş onamı ile yapılmalıdır. HPV aşılaması genellikle en iyi bilgilere dayandırılarak yapılmamaktadır. Örneğin, bu aşıyı öneren birçok yazar, aşının serviks kanserine karşı koruyucu olduğunu ileri sürmesine rağmen, bu aşının serviks kanserine karşı koruyucu olduğunu kanıtlayan klinik çalışma yoktur.
Benzer şekilde, serviks kanseri, dünya genelinde kadınlarda en sık görülen ikinci kanser türüdür iddialarının tersine, mevcut veriler, bu yaygınlığın sadece gelişmekte olan ülkeler için geçerli olduğunu göstermektedir. Gelişmiş ülkelerde serviks kanseri nadirdir ve mortalite oranları, mortalite riski dahil HPV aşılamasına bağlı advers etkilerden birkaç kat daha düşüktür. Gelecek aşılama politikalarında kanıta dayalı tıp ve bilgilendirilmiş onam için etik kurallar daha titiz uygulanmalıdır.

Makale özetine ulaşmak için tıklayınız.

Kaynak: Febril Nötropeni


Birleşik Krallık'ta oluşturulan bir çalışma programı ile HPV testinin primer serviks kanseri taramasında kullanılmakta olan smear testine göre değerliliği araştırılacaktır. Pilot çalışma Birleşik Krallık Ulusal Tarama Komitesi tarafından bir öneri sonrasında NHS servikal kanser tarama programı tarafından geliştirilecektir. Bu pilot çalışma ile HPV testinin serviks kanseri taramasında primer tarama testi olarak kullanılması ile kadınlarda gereksiz tedavinin ve anksiyetenin minimum indirgenmesi hedeflenmektedir. Çalışmanın konfigürasyonu, zamanlaması ve uzunluğu konusundaki detaylar tarama komitesi tarafından ilerleyen zamanlarda belirlenecektir.