e-Posta :
Şifre :


Bir Yılda Neler Değişti?

Zorunlu hizmetimin birinci yılını doldurduğum şu günlerde sevgili arkadaşım Dr.Barkın Eldem’in de önerisiyle geriye dönüp nelerin değiştiğine bakmak istedim. Bir yıl önce tam da bugünlerde Sağlık Bakanlığı’na iletilmek üzere bir mektup kaleme almıştım. Aynen şunları söylemişim:
""" Ben 31 yaşında bir "Göğüs Cerrahisi" uzmanıyım. 24 sene bu ülkenin okullarında okudum. 2 yabancı dili iyi derecede öğrendim. Tıp doktoru oldum, göğüs cerrahisi uzmanı oldum. Önüme konan bütün sınavları başarıyla geride bıraktım, hem de hepsini ilk seferinde. Bu 24 yıllık eğitim sürecimin son 5 senesi, Göğüs Cerrahisi Uzmanlık eğitimimdi ve bu 5 sene içerisinde 7’si uluslararası hakemli dergilerde yayınlanmış 23 basılı bilimsel çalışmam var. Her sene ulusal kongrelere ve iki kez de uluslararası göğüs cerrahisi kongrelerine hiç bir devlet katkısı olmaksızın katıldım, konumla ilgili tıbbi literatürü ve yeni gelişmeleri yakından takip ettim. Yine hiç bir devlet katkısı olmadan, Avrupa Göğüs Cerrahisi Derneğince verilen bursu kazanarak Viyana Tıp Üniversitesi Göğüs Cerrahisi Kliniğinde akciğer nakli programına gözlemci olarak katıldım. Türkiye’de ilk kez akciğer naklinin uygulandığı İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi kliniğinden uzmanlığımı aldım ve bir çift akciğer nakli ile Türkiye’de ilk defa yapılan silikozis için tek akciğer naklinde bizzat bulundum. Hali hazırda devam eden bir çok çalışmaya bilgisayar ortamından teknik destek vermeyi sürdürmekteyim. 

Tam 1 aydır ise, halk arasında zorunlu hizmet olarak bilinen Devlet Hizmeti Yükümlülüğü denilen görevimi yapmak üzere Artvin Devlet Hastanesi’nde çalışmaktayım. Artvin ili nüfusu 166.394 kişi. Fakat merkezin konumu sebebiyle Hopa, Arhavi ve Yusufeli gibi ilçelerdeki hastalar daha yakın olan komşu il hastanelerine gittiğinden Artvin Devlet Hastanesi yaklaşık 90.000 nüfusa hizmet vermektedir. Personel dağılım cetveline göre, Artvin iline bir Göğüs Cerrahı düştüğünden, hastalanıp rapor almadıkça veya yıllık izin kullanmadıkça yılda 365 gün, günde 24 saat icapçı olarak görevliyim. Bu da, 365 gün, günde 24 saat hastaneye yarım saatlik mesafeden uzaklaşamam demek oluyor.

Buraya kadar herşey normal olarak gözükse de işin aslı öyle değil. Çünkü göğüs cerrahisiyle ilgili burada hiç hasta yok. Bir aydır tek ilgilendiğim hasta grubu, travma sonrası kaburgaları kırılmış hastalar ki göğüs cerrahisinin uğraştığı alanların %1’ini kapsamaktadır. Benim burada yapacağım en kritik müdahaleyi, ilçelerde bile bulunan pratisyen doktorlar, acil uzmanları ve genel cerrahlar kolaylıkla yapabilmektedirler. Peki göğüs cerrahisinin esas ilgilendiği hastalar nerede? Onlar bu hastaneye gelseler bile onları uyutacak özellikli tüpümüz yok, tüpü alsak, göğüs kafesini açacak aletimiz yok, onu da alsak akciğeri kesip dikmeye yarayan cihazlar yok. Bütün bunları alsak bile, ameliyat kararı vermek için hastalardan istediğimiz kontrastlı toraks tomografisi cihazı yetersiz, PET cihazı yok. Bunların hepsini alıp getirip hastaneye koysam zaten hasta yok. Bu bir aylık süreçte 1 tane hasta olmadı ki malzeme veya teknik yetersizlik nedeniyle başka hastaneye sevk ediyim. Kaburga kırığı dışında göğüs cerrahisiyle ilgili hasta yok. Peki benim ne işim var burada?

Diyelim ki hasta geldi, acil olmayan bir ameliyat olması gerekiyor, ben başka bir şehire yollayacaksam ben buraya neden geldim?

Diyelim ki hasta geldi, acil olan bir ameliyat olması gerekiyor, daha göğüs kafesini açacak aletler yoksa ben bu hastayı nasıl ameliyat edeceğim? Hastayı ambulansla göndersem ve yolda hayatını kaybetse vicdan azabından nasıl kurtulacağım?

Benim gibi aynı durumda bir de kalp damar cerrahı var. Aynı şekilde kalp ameliyatı yapmak için hiç bir cihaz yok ve alınma planı bile yok. Peki bu adamı devlet neden kalp cerrahı yaptı? Yine aynı şekilde acil kalbe ulaşacak ameliyatı yapacak aletler yok. Hasbel kader açtı iman tahtasını kesti diyelim bu sefer de kapatacak cihaz yok.

Benim burda ne işim var?   """


Hatırlıyorum da o günlerde baya kızgındım. Zorunlu hizmete başlayan neredeyse tüm cerrahlar gibi ben de ameliyat yapmak, yalnız başıma neler yapabileceğimi görmek ve daha da önemlisi kendimi cerrahi açıdan geliştirmek istiyordum.

O günden bugüne, hastanede vereceği hizmet sadece ameliyat olan bir cerrah olarak utanarak söylüyorum ama yaptığım ameliyat sayısı “0” (yazıyla sıfır). Bugün geldiğim noktada ameliyat yapma isteğim de sıfır. Tez, uzmanlık sınavı ve atanma sürecini de sayarsak tam bir buçuk yıldır bir göğüs cerrahisi ameliyatına dahil olmadım. Kendimi geliştirmeyi planlarken köreldiğimi ve hatta daha da kötüsü ameliyat yapmaktan korktuğumu söyleyebilirim.

Peki bu bir yılda hastanede neler değişti; kalp cerrahisinin ve göğüs cerrahisinin temel ameliyat malzemeleri hastaneye alındı, kontrastlı çekim yapabilen bir tomografi cihazı geldi. Yani göğüs cerrahisiyle ilgili acil müdahale gerektirecek hastalıklar için göğüs kafesini açacak ekipman hastanede artık mevcut. Çok şükür ki buna gerek duyulacak bir durumla karşılaşmadık. Ancak daha özellikli cerrahi ekip ve ekipman gereken iki elin parmaklarını geçmeyecek kadar sayıda hastayı çevre illerdeki üniversite hastanelerine sevk etmem gerekti.

Bir yıl önce “Benim burada ne işim var?” demişim. Söylemek istediğim tabi ki “burada bir göğüs cerrahının ne işi var”dı ve ben de her birey gibi kendini vasatın üstünde gören biri olarak 5 yıllık yoğun çalışma temposunun ardından kendimi buraya fazla görmüştüm. Ailemin bile bilmediği, aslında hiç işlerine yaramayacakları için hala da bilmelerine gerek olmayan akademik yayınlarımdan falan bahsetmişim. Oysa şimdi ameliyattan korkan bir cerrah haline geldim. Umudum, Artvin’de zorunlu hizmetini yapan diğer doktorlar gibi, zorunlu hizmet sürem bittiğinde buradan kurtulup tekrar ameliyat yapacağım günlere dönebilmek.

Şimdi bir yıldır zorunlu hizmette bir göğüs cerrahı olarak söylüyorum:

"Burada göğüs cerrahının ne işi var ?!"

Not: Bir yıl önce Sağlık Bakanlığı’na yazdığım mektuptan bir süre sonra 0312’li bir telefon almıştım. Bana “Karadeniz güzeldir, keyfinize bakın…” gibisinden bir şey de söylemişlerdi.

Bu yazı Med-Index özel içeriği olup tüm hakları saklıdır. Kaynak göstererek dahi olsa, izin alınmadan tamamen veya kısmen kopyalanması yasaktır. Kullanım izni için lütfen site yönetimi ile temasa geçiniz.

Tarih : 05.11.2013

Kategori: Diğer, Göğüs Cerrahisi, Tıp Etiği ve Hukuk

Kültür Serisi: Doktor Anıları

Etiketler: devlet hizmet, göğüs cerrahisi, mecburi

Yorumlar:

Henüz bu kültür haberi ile ilgili bir yorum yazılmamış