e-Posta :
Şifre :


İngiltere'de Doktor Olmak

Her geçen gün daha fazla bilim insanı ve hekim Türkiye yerine yurt dışında çalışmayı tercih ediyor. Bu seçimin birçok nedeni olabilmekle birlikte akla en çok Türkiye'deki araştırma imkanlarının kısıtlılığı ve sosyal nedenler geliyor.

Gerekçesi ne olursa olsun yurt dışında çalışmak isteyen hekimler birçok soru ve sorun ile karşı karşıya kalabiliyor.  Her ülkenin ayrı kurallarının olması nedeniyle de zorluk yaşayan birçok hekim yurtdışı hayallerini erteliyor veya iptal ediyor.  Bu nedenle, akla gelen en önemli soruları ve sorunları farklı ülkelerde çeşitli uzmanlık alanlarında çalışan meslektaşlarımız ile görüşerek onların deneyimlerini sizlere aktarmak ve  "kılavuzluk" yapmaya çalışacağım.

İlk "kılavuz"u İngiltere'de çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanı olarak çalışan sevgili Dr.Esra Çağlar ile hazırladık.  Esra benim ortaokul yıllarından beri tanıdığım ve İstanbul Tıp Fakültesi'nde de yollarımızın kesişmesiyle birçok projede birlikte çalışma fırsatı bulduğum gerçek bir bilim fanatiği ve çok iyi bir dost.

Lafı çok uzatmadan; "İngiltere'de Doktor Olmak":
 
Esra, İngiltere yolculuğun nasıl başladı? 

İstanbul Tıp Fakültesi'nde dördünücü sınıftaydım. Hollanda'da tıp öğrencileri için düzenlenen bir nöroloji yaz okuluna katıldım. Bir hafta boyunca farklı milletlerden 15 öğrenciyle interaktif ve klinik çalışmalar yaptık. O zaman yurt dışında ihtisas yapmanın bir seçenek olduğunu ve bana hem klinik açıdan hem de kişisel gelişimim açısından yararlı olacağına karar verdim. Öğrenciyken Prof. Dr. Hakan Gürvit'in nörobilim toplantılarına katılıyor ve Prof. Dr. Işın Baral Kulaksızoğlu ve Prof. Dr. İlhan Yargıç'la bilimsel çalışmalar yapıyordum. Bir de kendisi de Paris'te ihtisas yapan Dr. Özen Alemdar adlı arkadaşımla Prof. Dr. Talat Parman'ın önderliğinde psikanaliz seminerlerine gidiyorduk. Fakültenin son 2 yılında Harvard Üniversitesi'nde Dr. Ted Stern ve Dr. Menekşe Alpay'ın yanında nöroloji ve psikiyatri üzerine staj ve araştırma yaptım. En sonunda klinik pratiği açısından bana daha ilginç geldiğinden psikiyatriyi seçtim. Hem Avrupa'da psikiyatri araştırmalarında lider Institute of Psychiatry hem de London Institute of Psychoanalysis orada olması nedeniyle İngiltere'yi seçtim. Elbette Türkiye'ye bu kadar yakın olması da Amerika yerine İngiltere'yi seçmem için önemliydi.

İstanbul Tıp Fakültesi mezunu olarak diploman İngiltere'de geçerli oldu mu?

O zaman Avrupa Birliği vatandaşı olmadığım için ve Avrupa Birliği'ndeki bir üniversiteden mezun olmadığım için geçerli olmadı. İhtisasa başvurmadan önce PLAB sınavlarını geçmem gerekti. PLAB yazılı ve sözlü iki basamaktan oluşuyor. Yazılı sınav daha çok klinik vaka analizlerine yönelik sorulardan oluşuyor. Bu sınavlar iyi hazırlanıldığı takdirde yapılmayacak sınavlar değil. Ancak iletişim becerileri çok önemli. Bilgi dağarcığınız ve klinik analiz yeteneğiniz ne kadar iyi olursa olsun, hastayla iletişiminiz iyi değilse İngiltere'de sözlü sınavları geçmekte zorlanabiliyorsunuz. Bu sınavı geçtikten sonra General Medical Council'a doktor olarak çalışabilmek için kayıt yaptırmaya hak kazandım.

İngiltere'de doktor olarak çalışabilmek için başka neler gerekiyor?

Eğer Avrupa Birliği vatandaşlığınız yoksa ya da Avrupa Birliği'nde bir tıp fakültesinden mezun değilseniz vize almanız gerekiyor. İhtisasım sırasında üç kez vize durumum değişti. Stresli zamanlar olsa da her seferinde çözümlendi. İlk gittiğimde İngiltere'de doktor açığı vardı. Bu açık kapanınca vize almak da zorlaştı. Yalnız bu İngiltere'de ihtisas yapmak isteyenler için caydırıcı bir neden olmamalı, sadece günün koşullarını araştırmak gerekir.

İhtisasa nasıl kabul edildin? TUS'a benzer bir sınav mı var?

Hayır. Son yıllarda yenilenen sisteme göre, siz bir dekanlığa başvuruyorsunuz. Örneğin London Deanery, Londra ve periferindeki tüm eğitim hastanelerini kapsıyor. Başvururken branş seçiyorsunuz. Yapılan mülakat sonucu kabul edilirseniz Londra'nın hangi bölgelerinde çalışmak istediğinizin tercihlerini yapıyorsunuz. Bir de İngiltere'de internlük 2 sene (Tıp 5 sene ve 5 sene sonunda, yani internlük yapmadan mezun olunuyor). Türkiye'de tıp fakültesi'ni bitiren bir doktorun 1 sene daha maaşlı intern'lük yapması gerekiyor. Internluk sırasında maaşlı olarak çalışılıyor. İngiltere'de tüm eğitim hastaneleri Ulusal Sağlık Sistemi'ne bağlı, yani develete ait. Sağlık hizmetleri parasız. İngiltere'nin genelinde ihtisas yapacak kadro bulmak aşırı zor olmasa da, Londra'da hemen her dalda rekabet çok yüksek. İhtisas süresinde transfer yapmak mümkün. Ben yabancı doktorların şansını yüksek buluyorum. Bana özgeçmişimden başka en yararlı olan unsurlardan ikisi, başvurmadan önce 2 ay gönüllü gözlemci olarak bulunmuş olmam ve PLAB sınavı sonuçlarını beklerken Institute of Psychiatry'de araştırma yapmamdı.

Uzmanlık eğitimi süreci nasıldı?

İlk önce genel psikiyatri ihtisası yaptım. Cerrahi ve dahili dallarda uzmanlaşmak isteyenler de öncelikle genel cerrahi ve genel dahiliye ihtisasları yapmak zorunda. Genel psikiyatri eğitimimini Londra'da Imperial College'a bağlı eğitim hastanelerinde yaptım. Altı aylık 6 staj boyunca, çoğunlukla erişkinlerle çalıştım. Her hafta 1 saat süpervizyon, yarım gün asistan seminerleri ve farklı asistan aktiviteleri vardı. Çalışma saatleri 9-5 ve bir de nöbetler var. Her asistan akademik aktivitelerde bulunmakla yükümlü. Bunların içinde araştırma yapma, tıp öğrencilerine seminerler ve "audit" var. Genelde Londra içinde yoğun hastanelerde çalıştığımdan iş yükünün ağır olduğunu ama çok iyi tecrübe kazanıldığını söyleyebilirim. Avrupa çalışma saatleri yürürlüğe girdikten sonra çalışma saatleri rahatladı. Nöbetler sabah 9 akşam 9 şeklinde uzun günler ya da akşam 9 sabah 9 şeklinde gece nöbetleri halindeydi.

Uzman olmak için tez yazmak gerekiyor mu?

Hayır. Onun yerine uzmanlık sınavları var. Örneğin psikiyatri için 3 sene içinde geçmeniz gereken 3 yazılı ve 1 sözlü sınav var. Yazılı sınavların başarı oranı ortalama %50, sözlü sınavın ise yaklaşık %40. Bu sınavları geçtikten sonra uzman oluyorsunuz ve Royal College of Psychiatrists'e psikiyatrist ünvanıyla üye olabiliyorsunuz. Bu ünvanı alan doktorlar, devlet hastanelerınde 'staff grade' kadrosunda çalışabiliyorlar ya da konsültan (consultant) olmak için eğitimlerine devam edebiliyorlar. Konsültan pozisyonu gerek eğitim gerekse idari görev açısından Türkiye'deki klinik şeflerine denk geliyor.

Çocuk ve ergen psikiyatrisi üzerine üst ihtisas yaptığını biliyorum, bu süreç nasıl gerçekleşti?

Ben Institute of Psychiatry/Maudsley Hastanesi'nde çocuk ve ergen psikiyatrisi üst ihtisasını yaptım. Institute of Psychiatry, King's College'a bağlı. Sınavları geçip psikiyatrist olduktan sonra yine psikiyatri ihtisasına başvurur gibi London Deanery'e başvurarak istediğim dalı ve bölgeyi belirttim ve mülakata girdim. Üst ihtisas boyunca genel çocuk psikiyatrisi, pediatrik liyezon, yeme bozuklukları, adli psikiyatri, adolasan ve yataklı servis gibi farklı kliniklerde çalıştım. Her hafta yarım gün seminerler, onun dışında IoP'nin akademik toplantıları, vaka sunumları, haftada 1 saat süpervizyon, yarım gün araştırma, yarım gün de özel ilgi alanınıza ait klinik vardı. Tıp öğrencilerine, yüksek lisans öğrencilerine dersler verdim. Ayrıca yöneticilik üzerine kendinizi geliştirmek için seminerlere katılmanız ve klinik yönetimiyle ilgili bir proje yapmanız gerekiyor.  İhtisas süreleri branşa göre değişiyor. Kadın Doğum gibi bazı dallarda bitirme sınavı da var. Üst ihtisası da bitirince consultant olup ve General Medical Council'a uzman olarak kayıt oluyorsunuz. Consultant'lar ister NHS'de isterlerse özel hastanelerde/muaynehanelerde çalışabiliyorlar.

Aynı anda hem devlette hem de özelde çalışılabiliyor sanırım? 

Evet. NHS'de ne kadar çalışırsanız ona orantılı maaş alıyorsunuz. NHS'de çalışmadığınız sürede ekstra ne iş yaptığınız sizin sorumluluğunuz. NHS'de consultant olarak bir takımı yönetiyorsunuz. Klinik görevleriniz dışında asistan süpervizyonu, kliniğin yönetimi gibi sorumluluklarınız var. Her consultant araştırma yapmak zorunda olmasa da akademik aktivitelerde bulunmalı.

Doktorlar nasıl denetleniyor?

Her consultant bir CPD (sürekli profoyonel gelişim) grubuna üye olmak zorunda. Bu grup senede birkaç kez toplanıyor. Vaka tartışmaları yapılıyor, grup mensupları birbirlerine destek oluyor. Her bir üyenin mesleki kişisel gelişim planı diğer üyeler tarafından denetleniyor. Her sene en az 50 kredilik klinik, akademik ve profesyonel aktivite yapmanız gerekli ve çalıştığınız hastanede de yıllık değerlendirme yapılıyor. Yeni gelen sisteme göre her 5 senede bir doktorların uzmanlıkları bu değerlendirmlerinin sonuçlarına göre tekrar onaylanacak.

Peki iş olanakları nasıl?

Avrupa'daki ekonomik krizden İngiltere de nasibini aldı. Son 3-4 yılda NHS klinikleri küçültüldü. Bu da doktorların iş yükünü ağırlaştırdı. NHS şu an bir reformdan geçiyor. Denetleme mekanizmaları, hastane yönetimi ve yatırım mekanizmaları değişiyor. Son yıllarda özel sektör giderek büyümeye başladı. Özel sağlık sigortası yaptıran kesim arttı. Tüm bunların sonucunda NHS'de iş olanakları azaldı. Londra'da rekabet çok yüksek. Ancak Londra dışına taşınmak sorun olmadığı sürece sürekli iş bulmak çok zor değil. Diğer bir opsiyon da 'locum' olarak kontratlı, belirli sürelerde çalışmak ki böyle pozisyonlar sıkça açılıyor.

Akademik kariyer yapmak istenirse?

Daha önceden basettiğim gibi, her doktor akademik aktivite yapmak zorunda. Ama akademisyen olmak istiyorsanız öncelikle doktora yapmanız öneriliyor. İhtisas eğitiminiz sırasında akademik asistan kadroları var. Klinik pozisyondan ayrı olarak üniversitenin akademik pozisyonlarına başvurabilirsiniz. Bu pozisyonların çok sınırlı sayıda olduğunu söylemekte yarar var.

Biraz özel muayenehanecilik deneyiminden de bahseder misin?

Consultant olarak özel muaynehane açabilirsiniz ya da kısıtlı sayıdaki özel hastanelerde çalışabilirsiniz. Londra'nın merkezinde ve kuzeyinde hasta görüyorum. Özel muayenehanede çalışırken Türk hastaları daha fazla görme imkanım oluyor. NHS'deki olanak kısıtlamaları olmadığından, klinik olarak da tatmin edici oluyor, gerekli tedavileri uygulayabiliyoruz.

Önemli bir soru: Türkiye'deki bir uzman İngiltere'de çalışabilir mi?

Herhangi bir uzmanın İngiltere'de çalışabilmesi için General Medical Council'a üye olması gerekiyor. Teorik olarak bu mümkün. Fakat Avrupa Birliği'nde ihtisas yapmadıysanız, uzun bir işlemlerden geçiyorsunuz ve birçok evrağın onaylanması gerekiyor.

İngiltere'de çalışmanın sosyal ve aile yaşamı açısından avantajları/dezavantajları neler?

En güzeli İstanbul-Londra uçuşu sadece 3,5 saat. Günübirlik olmasa da haftasonu için rahatça gidilip gelinebiliyor. Londra çok kozmopolit bir şehir ve İngiltere'de yaşayan Türk sayısı 500.000'in üzerinde. Türk restoranlarına gidebiliyor, Türk sanatçıların konser, film ya da tiyatrolarını izleyebiliyorsunuz. Yani alışması kolay oluyor. İngiltere sosyo-kültürel yapısı açısından ve tarihi dolayısıyla yabancı uyruklularla beraber yaşamaya alışkın ve demokratik bir çerçevede herkesin özlük haklarına ve kültürel etkinliklerine saygı duyulduğu bir ülke. Londra'yı sevmemin diğer nedenleri de kültür-sanat zenginliği, şehrin her yerindeki parklar ve evinizden çıkıp koşabilme, her tarafa yürüyebilme imkanını da sayabilirim. Londra'da çocuk büyütürken oturmuş destek mekanizmaları ve herkese açık olanaklar çok fazla. Tabi ki Istanbul'u, boğazı özlüyorum ama İstanbul'un bu kadar yakın olması ve günümüz teknolojisinde kolaylıkla sürdürülebilen uzun mesafeli ilişkiler Londra'yı cazip kılıyor.

Son olarak; İngiltere'ye gitmeyi düşünen doktorların neleri incelemesini önerirsin?

General Medical Council, London Deanery, NHS Jobs, istedikleri branşın Royal College sayfası ve UK Border Agency'nin websitelerini incelemeleri faydalı olacaktır.

Bu yazı Med-Index özel içeriği olup tüm hakları saklıdır. Kaynak göstererek dahi olsa, izin alınmadan tamamen veya kısmen kopyalanması yasaktır. Kullanım izni için lütfen site yönetimi ile temasa geçiniz.

Tarih : 01.10.2013

Kategori: Ruh ve Sinir Hastalıkları, Psikoloji, Klinik Araştırma, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları

Etiketler: Yabancı Doktorlar, Tıp Eğitimi, Psikoterapi, Psikoloji, psikiyatri

Yorumlar:

Henüz bu haber ile ilgili bir yorum yazılmamış